Çok sayıda insan haklı olarak kendisinin, ailesinin, çocuklarının ve torunlarının geleceği için endişe duymaktadır. DIE LINKE (Sol Parti), emekçilerin, işsizlerin, üniversitelilerin ve emeklilerin çıkarlarını savunmaktadır. Buna karşın CDU, CSU ve SPD zenginlerin çıkarlarını savundu ve spekülatörlere kapıları sonuna kadar açtı. Ekonomik kriz döneminde haksız politikalrını iyice azıttılar. Vergilerden alınan milyarlaca Euro’yu karşılıksız olarak büyük bankalara aktarıyorlar. Seçimden sonra bunun faturasını yurttaşlara ödetecekler!
Devlet, kriz döneminde acil tedbirler almalıdır. Ama kimin çıkarları için? Bankalara ve şirketlere aktarılan paraların hissedarlar için birer hediye olmaması gerektiğini savunan tek parti biziz: DIE LINKE! Eğer devletten para akıyorsa, buna karşılık olarak kamunun ve çalışanların lehine fayda sağlanmalıdır. Borsa endeksini artırmak için toplu işten çıkarmaların önüne geçmek ancak bu şekilde mümkündür.
Krizin yükleri adaletli finanse edilmelidir: milyonerlerden, büyük servet sahiplerinden, büyük miraslardan ve borsa gelirlerinden vergi alınarak.
DIE LINKE Hartz IV uygulamasına son vermek istiyor. Derhal daha yüksek sosyal yardım ve ardından nihayet adaletli bir sosyal güvenlik sağlayabilen gelir. Biz önümüzdeki dört yıl içinde 10 Euro’ya kadar artacak olan asgari ücret istiyoruz. 67 yaşında başlayacak emekliliğe karşıyız ve güvenilir bir yaşlılık sigortası istiyoruz. İki sınıflı bir sağlık hizmeti istemiyoruz. Almanya’nın, tüm yurttaşların, yani özel işyeri sahiplerinin, memurların ve siyasetçilerin de katkı yapması gereken yurttaş sigorta sistemine ihtiyacı vardır.
Schröder ve Merkel hükümeti özel mülkiyeti sürekli teşvik etti ve kamunun alt yapısını ihmal etti. Bu yanlış gelişimi temelinden düzeltmeyi amaçlıyoruz. Çocuk bakımı ve eğitim konusunda, bakım ve sosyal hizmetler alanında büyük gereksinimler var. Trafik sisteminin ve enerji ekonomisinin ekolojik bir dönüşüme ihtiyacı var. Devlet tarafından yapılan yatırımlar krizlere karşı en etkin araçlardır ve aynı zamanda geleceğimizi güvence altına almaktadır. Yıllık olarak yapılacak 100 milyar Euro’luk ek bir yatırım ve kaynakla yaklaşık 2 milyon kişiye yeni işyeri yaratmak mümkündür.
27 Eylül’de seçim sizin:
Sosyal adaleti ve geleceği güvence altına alınmış bir toplum yaratmak için gerekli mali olanaklar vardır. Yeter ki yurttaşların çoğunluğunun çıkarları için politikalar yürütmek için gerekli cesarete sahip olalım.
DIE LINKE’ye verilecek olan her bir oy, savaşa ve adaletsizliğe karşı, yaşanmaya değer bir gelecek için verilen bir oydur.
Ne kadar güçlü bir DIE LINKE olursa, o kadar sosyal bir devlet olabilir.
27 Eylül 2009’da oyunuzu DIE LINKE’ye verin!